Voleurs d’enfants

(Histoire vécue) Il faisait presque nuit quand des coups secs et soutenus frappèrent avec insistance sur la porte d’entrée de la maison aux briques rouges. Je sursautais d’effroi dans le grand lit douillet où j’étais sur le point de m’endormir. Comme à l’habitude, Maman Cécile m’avait couché à l’heure où les dernières lueurs rougissantes pénétraient à travers les rideaux frangés. Semblables à un pinceau sur une grande toile, les raies de cette obscurité naissante faisaient se mouvoir les taches de mouches du plafond. Les coups se répétèrent, tenaces, obstinés et menaçants, à tel point que je croyais que la porte allait céder sous les coups si elle n’était pas ouverte […]

Au cimetière de Boulbon

Presqu’Avignon , mars 1960 J’ai treize ans. Brunette aux beaux yeux bleus. Un peu trop ronde : dans la famille, on m’appelle Bouboule. Mes parents m’ont introduite dans le scoutisme : papa était scout, et il aurait tellement aimé que je sois un garçon. Je suis donc guide, mais heureuse de l’être. Et on fait de grandes balades en vélo dans les Alpilles. Presque tous les dimanches. Avec Marie-José, ma copine préférée, nous préparons les épreuves de première classe, et il nous faut faire une longue balade, d’une journée entière, seules, avec compte-rendu au retour. Nous sommes donc parties ce matin pour Saint Michel de Frigolet. C’est la fin de […]

Les oeufs rouges

  Je suis française, j’habite à Athènes depuis huit mois. Avant j’habitais à Rome en Italie. En bas de chez moi ici à Athènes, sur presque toute la rue, tous les vendredi matin, il y a un marché. Il y a essentiellement des marchands de fruits et de légumes, il y a aussi un poissonnier et des fleuristes. Je ne parle pas grec et à mon arrivée, je ne travaillais pas et je ne connaissais personne. Ce marché est devenu, au fil des semaines, mon point de repère et un rituel. Tous les vendredi matin, je savais que j’irai acheter mes fruits, mes fleurs et mes légumes. Alors au début, […]

Uyuşturucunun zararlari / Les méfaits de la drogue

Story in turkish: Uyuşturucunun zararlari Bir genç kız vardı. Ailesi çok mutluydu ve çok zenginlerdi, en iyi şartlarda büyümüştü kız, en iyi okullara gitmişti. Çok iyi bir geleceği olacaktı, kız çok güzeldi başarılıydı derslerinde ve öğretmenleri tarafından da çok seviliyordu. Ama bu kızın bir erkek arkadaşı vardı ve bu çocuk kıza göre değildi, kötü alışkanlıkları vardı ve kızı da bunları kullanmaya sevk ediyordu. Kız başlarında bunu bilmiyordu çünkü çocuk bunu kıza göstermemeye çalışıyordu ama zamanla değişti bu durum. Çocuk uyuşturucu bağımlısıydı ve birgün kızı da bunu kullanmaya başlatmak istedi ve yanında kız uyuşturucuyu denedi. Kız zamanla bağımlı olmaya, uyuşturucu kullanmaya başladı. Birlikte fotoğraflar çekilmişlerdi birsürü uyuşturucu içerken, sigara içerken. Tabi […]

Kaderinadaleti / La justice du destin

 Story in turkish: Kaderin adaleti Anneannem on altı yaşında kayınvalidesinin ve kocasının kardeşlerinin onu istememesine rağmen evlenmiş. Evlendikten hemen sonra anneannem hamile kalmış, bu durumdan hiç memnun olmayan kayınvalidesi onu sürekli aşağılamış. İlk doğumundan on üç ay sonra yine hamile kalmış. Hakaretlere dayanamayan anneannem ağlamaya başlamış.Anneannem ağlarken kocası eve gelmiş anneanneme ‘Niye ağlıyorsun?’ demiş. Anneannem ‘Annem bana hakaret etti ağlattı.’ demiş, kocası ise ‘İyi etmiş, annem ne diyorsa haklıdır.’ demiş. Anneannem bunun üzerine kayınvalidesine bir daha sesini çıkaramamış. Kayınvalidesi ise sürekli hakaret etmeye devam etmiş. Buna dayanamayan anneannem çocuklarını annesine bırakıp kocasıyla İsviçre’ye çalışmaya gitmiş, döndüklerinde yine hamileymiş. Kayınvalidesi bebeğin doğumunu engellemek için karnına tabureyle vurmuş ve hakaretlerine devam etmiş, […]

Berlin Interrail

Story in turkish: Ablam iki arkadaşıyla birlikte interrail tatili yaptı. İnterrail bir ayda dört veya beş ülke gezebileceğiniz bir gezi programı. Tatil boyunca ulaşım trenle sağlanıyor ve valiz yerine büyük bir sırt çantası taşınıyor. Yolunuzu programlayıp hangi otellerde kalıcağınızı ayarlayıp rezervasyon yaptırıyorsunuz. Tatilin son kısmında ablam ve arkadaşları Munich ‘e gittiler. Burada Coldplay konserine gideceklerdi. Metroya bindiler ama durakları bilmiyorlardı. Birini buldular ama onlarla iletişim kurmak zordu çünkü kimse ingilizce veya fransızca bilmiyordu. Sonunda bir adam onlara son durakta inmeleri gerektiğini söyledi, onlarda teşekkür edip metroya bindiler. Metrodaki anonslar almanca olduğu için hiçbişey anlamadılar. Birden herkes metrodan şnmeye başladı. Bunun üstüne onlar da buranın merkezi biryer veya ünlü bir semt […]

Önyargi / Le préjugé

[iframe src= »http://player.vimeo.com/video/73697267″ width= »500″ height= »375″] Story in Turkish: Önyargi Annem bana küçüklüğümden beri bu hikayeyi anlatır. Hikaye bir Noël arifesinde geçiyor. Julie, üç yaşında bir kız, bir kutuyu kaplamak için ambalaj kağıdı kullandı. Babası kızını gördü, kızarak ambalaj kağıdının pahalı olduğunu ve başka bir gün için sakladığını belirtti. Ayrıca kızının boşuna harcadığını haykırdı. Ertesi gün, Julie babasına, paketlediği hediyesini vermek için yaklaştı. Babası yıkıldı ve önceki günkü davranışından pişmanlık duydu. Kızına karşı anlayışsız olduğunu ve ambalaj için aşırı tepki verdiğini düşündü. Fakat, paketi yırttığında boş bir kutu ile karşı karşıya kaldı. Yeniden sinirlendi ve bağırarak boş bir kutunun hediye olarak verilmesinin saygısızlık olduğunu söyledi. Bu sefer kız, gözyaşlarına engel olamadı ve […]

çikolata / Les chocolats

Story in turkish: çikolata Annemin bana anlattığı gerçek bir hikayeyi onu ağzından aktarmak istiyorum : “On altı veya on yedi yaşlarındayken ailemizle birlikte deniz kenarında bulunan köyümüze gittik . Orada çok toplu taşıma aracı yoktu. Denize gitmek için otostop çekiyorduk. Yerli halk otostopçuları araçlarına almaya alışkındı. Grubumuzda dokuz ya da on kişiydik ve ne şans ki çikolata kamyonunu durdurduk . Bu araç köydeki bakkallara çikolata dağıtımı yapıyordu.Kamyon şoförü bize ‘’Sizi sahile götüreceğim fakat lükten çikolataları yemeyin, sayıları belirli!’’ dedi. Biz de kabul ettik ve çikolata dolu kamyona bindik. Karanlıktaydık fakat çikolataları kuzenimin çakmağının ışığıyla gördük. Her birimiz üç veya dört adet çikolata yedik ve ambalajlarını sakladık ; fakat karanlıktan dolayı […]

Bir kelimenin önemi / L’importance d’un mot

[iframe src= »http://player.vimeo.com/video/73691219″ width= »500″ height= »375″]   Story in turkish: Bir kelimenin önemi Size anlatacağım bu hikaye amcama aittir. Amcam 1986’da Suudi Arabistan’da bulunan bir şantiyede çalışıyordu. Kendi altında işçi olarak çalışan üç türk arkadaşı vardı. Bu üç arkadaş, yurtlarına dönmek için gereken izni aldıktan sonra dön- meden önce ailelerine hediye götürmek istediler ve onlara hurma almaya karar verdi- ler. Bir pazara girdiler. Arapça konuşmayı o kadar iyi bilmiyorlardı. Bu yüzden, konuşmak için 2 kelime seçtiler. İlki var mı anlamına gelen  »fi » kelimesiydi ve hurma kelimesinin de Arapça’da aynı anlama geldiğini düşünerek satıcılara  »fi hurma » diye sordular. İlk satıcı onlara büyük bir kızgınlıkla baktı ve onları mağazından attı. Hiçbir şey anlamayan bu […]

İntikam / La revanche

Story in turkish: İntikam Ben lisede okurken, anlatıyor babam, yaz tatillerinde para kazanmak için küçük işler yapardım. 1975 yazında bir arkadaşım bana köyümün yakınlarında bir iş bulduğunu söyledi. Oraya gittim. Bu köyde çok zengin, bir sürü toprak ve tarlaları olan Hakkı adında bir adam vardı. Hakkı benim patronumdu, işim ise traktör kullanmak ve pancarları toplamaktı. Yaklaşık bir ay boyunca orda çalıştım. Bir öğleden sonra Hakkı beni ona başka bir köyde yardım etmem için haber gönderdi. Oraya gittim, onu aradım fakat bulamadım. Köye döndüğüm an onu karşımda gördüm, çok sinirli ve öfkeliydi. Bana neden onu aramaya gitmediğimi sordu, cevap verdim. Köye döndüğümde hemen yattım ve düşündüm. Sabah, Hakkı kapıya sertçe vuruyordu. […]